MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Hoşgeldin Ziyaretçi
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
Üye Sayısı:» Üye Sayısı: 24
En Son Üyemiz:» En Son Üyemiz: TalaMAN
Konu Sayısı:» Konu Sayısı: 9,923
Mesaj Sayısı:» Mesaj Sayısı: 11,953

Tam İstatistik Tam İstatistik

[Resim: v070321-ndf3a161511297181050.png]

Peygamberimizin Risalet Yolunda Yalnız Kalışı, ve Taif'deki Akrabalarını Ziyareti...

Bismillahirrahmenirrahim.

Peygamberimizin Risalet Döneminde, Mekke'liler O'na düşman kesilmişler, Peygamberliğini ve Dinimiz islami Kabul etmedikleri gibi, birde peygamberimizi bu davadan vazgeçirmek için, O'na ve O'na inanlara, Meke'de Yaşayacak yer bırakmazcasına, birde ambargo uyguluyorlardı. O'nu Mekke'den de kovmak istiyorlardı, aralarında görmek bile istemiyorlardı. Peygamerimizin ve ilk Müslümanların, bütün azıklarının da bittiği bir vakitte, Peygamberimiz Taif'deki akrablarından yardım umup, belki onlar O'na ve davasına sahip çıkıp, yardım ederler diye, Mekke'den iki gün uzaklıkta ki Taif'e yola çıkar. Onlara (Dayısı gile) varınca, Peygamber olduğunu, ve O'na sahip çıkıp, O'na ve arkadaşlarına, bu zor günlerinde destek çıkmalarını ister. Fakat umduğunu bulamaz, ve O'na derler ki: Bildiğım kadarıyla Dayısının büyük oğlu der ki:
"Mekke' nin büyükleri dururken, Peygamberlik Abdülmüttalip'in öksüzüne mi kalmış"

diye güler ve, kendi çocuklarına ve Taif'in çocuklarına, O'nu taşlatarak Taif'den kovar, o sırada Peygamberimizin ayakları kan revan içinda kalır, ve Peygamberimiz Rabbimize feryad eder:

"Beni kimlerin eline bıraktın Rabbim" der.

Ve Cenabı Mevla Cebrail'e emreder "Habibimin kanı yere damlamadan yetiş, yere damlarsa yeri göğü yakarım" buyurur. Cebrail o güne kadar böyle hızla ve süratle yeryüzüne inmemiştir, aynı şimşek gibi yeryüzüne iner, ve kan yere damlamadan yetişir. Ve Rabbimiz Cebraile emretmiştir, O ne dilerse yap diye. Ve Hz. Cibril buyurur:
"Ya Rasulallah! iste (dile benden) şu iki kanadımla burayı gark edeyim" buyurur.
(Yani, eğer bunlara beddua edersen, şu iki kanadımla burayı gark ederim)
Peygamerimiz ise cevaben:
“Hayır, istemem, bilakis Ben, Allah’ın, bunların soyundan gelecek olan, iyi nesiller hatırına, O'nları ve bana yaptıklarını bağışlamasını arzu ederim. Halbuki bilmiyorlar, bilseler yapmazlar” buyurdu.

Peygamberimiz, oradan ayrılırken, yakınlardaki bir üzüm bağına sığındı. Bu arada, bağ sahiplerinin Hristiyan kölesi olan Addâs, Peygamberimize bir tabak üzüm getirdi. Peygamberimizin üzümü yemeye başlarken “Bismillâh” demesi Addâs’ın dikkatini çekince, konuşmaya başladılar. Ve Peygamber Efendimiz olayı Addas'a anlattı, Peygamber Efendimizin davranış ve konuşmalarından etkilenen Addâs, orada Müslümanlığı kabul etti.

Ve O'ndan (Addas r.a.) rivayetle bize ulaşan şu dauayı yaptı:

“Allahım! Beni göz açıp kapayıncaya kadar, hattâ ondan daha az bir zaman bile, nefsimin eline bırakma. Hatta, en yakın akrabamın eline bile bırakma”

Bu bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesidir
Schrems, 07 Mart 2021 Pazar, saat 02:05
[Resim: Vitaminler%2Bve%2BMineraller%2BNelerdir%...lerdir.png]

Vitaminler ve Mineraller Nelerdir? Nelerde Bulunurlar? Faydaları Nelerdir? Eksikliklerinde Görülen Rahatsızlıklar Nelerdir?

A VİTAMİNİ

Büyüme, cilt gelişimi, görme fonksiyonları, üreme, kemik büyümesi, hücre bölünmesi ve enfeksiyonlara karşı vücut direncinin ve bağışıklığın güçlendirilmesinde etkindir. Hayvansal gıdalardali A vitamini bitkisel gıdalardakine göre daha etkilidir. A vitamini en çok karaciğer, süt, peynir, yumurta sarısı, patates, balık, kuru kayısı, havuç, tatlı patates, ıspanak, kabak, marul, tere, roka, brokoli, koyuyeşil sebzeler, şeftali ve portakalda bulunur. A vitamininin azlığı da fazlası da gebelerin sakat çocuk doğurmasına neden olur. Yumurta ve süt ürünleri yemeyenlerde A vitamini eksikliği görülür. A vitamini yetersizliğinde gece körlüğü, kornea tabakasında yara, göz kuruluğu, üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishal ortaya çıkar. Aşırı alkol alanlarda, demir ve çinko yetmezliğinde, çölyak, chron, pankreas hastalıklarında ve vejetaryenlerde A vitamini eksikliği görülür. Gebelikte ilk 3 ayda A vitamini alınması çocuğun sakat doğmasına yol açar. Hipotiroidi hastaları A vitamini almamalıdır çünkü kanlarında zaten yüksek miktarda A vitamini bulunur. Fazla A vitamini karaciğer hastalığına ve kemik erimesine yol açar.

A Vitamini Faydaları Nelerdir?

A vitamini faydaları şu şekilde sıralanabilir:

Yeterli miktarda A vitamini alabilmek, gece körlüğünün gelişmesini önleyebilir ve görme yetinizin yaşa bağlı olarak azalmasına engel olabilir .
Diyetinizde yeterli A vitamini olması, bağışıklık sisteminizin sağlıklı kalmasına ve en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olur.
Aknenin önlenmesi ve tedavisinde A vitamininin kesin rolü belirsizdir. Yine de, A vitamini bazlı ilaçlar genellikle şiddetli akne problemlerinde kullanılır .
Önerilen miktarda A vitamini tüketmek, kemiklerinizi korumanıza ve kemiklerde oluşabilecek kırık riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir .
Yeterli miktarda A vitamini tüketimi, üreme sağlığı ve hamilelik sırasında bebeklerin sağlıklı gelişimi için gereklidir .

Özetle A vitamini vücudun çok farklı metabolik faaliyetinde yer alabilmektedir. Bağışıklık sistemi, görme yetisi, cilt bunların başlıcalarıdır.
A Vitamini İçeren Yiyecekler Nelerdir?

A vitamini bulunan besinler iki grupta ele alınmaktadır. Hayvansal kaynaklı gıdalarda retinol halinde bulunurken bitkisel kaynaklı gıdalarda ise karotenoidler şeklinde (en fazla aktif olan beta karoten) bulunmaktadır. A vitamini birçok gıdada doğal olarak bulunur; süt ve tahıl gibi bazı gıdalarda da mevcuttur.

A vitamini olan besinler:

Sığır karaciğeri gibi et ürünleri.
Yumurta sarısı.
Somon gibi bazı yağlı balık türleri.
Yeşil yapraklı sebzeler ve brokoli, havuç ve kabak gibi diğer yeşil, turuncu ve sarı sebzeler.
Kavun, kayısı ve mango dahil meyve grubu.
Kahvaltılık gevrekler.

A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

A vitamini olan besinler:

Tam Yağlı Süt
Tereyağı
Yumurta sarısı
Balkabağı
Tatlı patates
Lahana
Havuç
Ispanak
Kuru kayısı
Brokoli
Kırmızı biber
Yulaf ezmesi
Fesleğen
Mango
Domates
Kavun
Yeşil bezelye
Morina balığı karaciğer yağı

A vitamini olan yiyecekler birçok besin grubunda yer alabilmektedir. Yukarıdaki yiyecekler günlük a vitamini ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olacaktır. Diyetinizde a vitamini içeren yiyecekleri tüketmek göz sağlığı, bağışıklık sistemi, cilt ve eklem sağlığı açısından önem taşır.

A Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Gelişmiş ülkelerde bu eksiklik nadir görünmekle birlikte, gelişmekte olan ülkelerdeki birçok insan dahi yeteri kadar A vitamini ihtiyacını karşılayamayabilmektedir. A vitamini eksikliği riski taşıyan kişiler genellikle hamile kadınlar, emziren anneler, bebekler ve çocuklardır. A vitamini eksikliğinin 6 belirtisi aşağıdaki gibidir:

A vitamini cilt onarımında önemli bir rol oynar ve iltihapla savaşmaya yardımcı olur. Dolayısıyla eksikliği cildin iltihaplanmasına sebep olabilir.
A vitamini eksikliği, bitot lekeleri olarak da bilinen kuru gözlere, körlüğe veya kornealarda ciddi bozulmalara yol açabilir. Eksikliğin ilk işaretlerinden biri, genellikle gözün gözyaşı üretememesidir .
Yeterli miktarda A vitamini göz sağlığı için çok önemlidir. A vitamini eksikliğinin bir diğer olası belirtisi ise gece körlüğüdür.
Yeterli A vitamini almayan kadın ve erkekler doğurganlık sorunu yaşayabilir. Ebeveynlerdeki düşük A vitamini düşüklere veya doğum kusurlarına da yol açabilir .
A vitamini eksikliği çocukların boy uzama döneminde oldukça etkilidir. Besinler ile birlikte A vitamini takviyesi almak, büyümeyi artırabilir.
A vitamini takviyeleri, zayıf çocukları enfeksiyonlara karşı koruyabilir, ancak diğer gruplarda enfeksiyon riskini artırabilir. Yüksek A vitamini seviyesine sahip yetişkinler daha az boğaz ve göğüs enfeksiyonu sorunuyla karşılaşabilir.

A Vitamini Günde Ne Kadar Alınmalı?

A vitamini 4 yaş ve üzeri sağlıklı bireyler tarafından günde 800 mcg kadar alınabilir. Doktor tavsiyesi ile kullanımlarda doktorunuzun belittiği kadar A vitamini almanız gerekir.


D VİTAMİNİ KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR

D vitamini gıdalarla alınan kalsiyumun bağırsaklardan emilimini sağlar. Çocuklardaki Raşitizm hastalığına, yetişkinlerdeki kemik hastalıklarına engel olur. İnsülün hormonunu ve kan basıncını düzenler. Bazı kanserlerin (meme, kolon ve rektum kanseri), kalp hastalıklarının, multipl skleroz hastalığının ve Tip1 diyabetin gelimesini önler. Kaslara güç verir. Depresyon, şizofreni ve alzheimer’dan korur. Ana kaynağı güneştir ancak somon, karides ve balık yağında da bulunur. Yeterli D vitamini için hergün 15 dakika güneş altında kalmak yeterlidir. Yaşlılarda ve kadınlarda menopoz sonrası D vitamini alınmalıdır.

D Vitamini Nedir?

D vitamini, yağda çözünen bir vitamindir. Çoğu zaman “güneş ışığı vitamini” olarak da adlandırılır. D vitamini, aktif formuna dönüşürken iki aşamalı bir süreç geçirir: İlk olarak, karaciğerdeki kalsidiol depolama formunda oluşturulur. Daha sonra, böbreklerdeki aktif formuna dönüştürülür. D vitamini; kalsiyumun emilimine, kas ve kemiklerin korunmasına katkıda bulunur.

D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

D vitamini içeren besinler birçok farklı gruba ayrılabilir.
D Vitamini İçeren Yiyecekler:

Yumurta sarısı
Mantar
Portakal suyu

D Vitamini İçeren Deniz Ürünleri:

Tuna
Orkinos
İstiridyeler
Karides
Sardalya
Hamsi

D Vitamini İçeren Süt Ürünleri:

İnek Sütü
Belirli yoğurt türleri


ZEHİR HASARINDAN KORUR E VİTAMİNİ

E vitamini antioksidan özelliği sayesinde kalp, damar, sinir ve beyin fonksiyonlarını düzenler, yaraları iyileştirir. Vücudumuzu sigara ve bilumum zehirli maddelerin hasarından korumada etkindir. Prematüre bebekleri hemolitik anemiden korur. Prostat kanseri hücrelerini yok eder. Radyoaktif iyot tedavisi yapılan tiroid kanserli hastalarda tükrük bezlerinin hasar almasını önler. Bağırsaklardan yağ emilimi bozuk olanlar, kistik fibrozis, chrone ve retina dejenerasyonu olan hastaların E vitaminiyle desteklenmesi gerekir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı ve çekirdeği, ceviz, badem, tereyağı, kırmızı et, ıspanak, brokoli, kivi, mango ve muzda bolca bulunur.

E Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

E vitamini içeren besinler aşağıdaki gibi sıralanabilir

Bitkisel Yağlar:

Buğday tohumu yağı
Ayçiçek yağı
Aspir yağı
Mısır yağı
Soya fasulyesi yağı

Kuru Yemişler:

Badem
Yer fıstığı
Fındık

Tohumlar:

Ay çekirdeği

Yeşil Yapraklı Sebzeler:

Ispanak
Brokoli

E Vitamini Cilde Faydaları Nelerdir?

E vitamininin cilde faydaları arasında; kırışıklığın giderilmesi, cildin yenilenme hızının artırılması ve cildin nem dengesinin sağlanması sayılabilir.
E Vitamini Cilde Uygulanır mı, E Vitamini Cilde Nasıl Uygulanır?

E vitamini, kapsüller içindeki sıvı formu sayesinde ya da E vitamini içerikli nemlendirici kremler yoluyla cilde sürülerek uygulanabilir. E vitamini kapsüllerini incelemek için tıklayın.
E Vitamini Saç Uzatır mı?

E vitamini, saç derisine uygulandığında kan dolaşımını artırıp pH seviyesini düzenleyerek saçların uzamasına yardımcı olabilir.

UNUTKANLIK VE DEPRESYONA KARŞI B VİTAMİNLERİ

B1 VİTAMİNİ: Hücrelere minerallerin giriş çıkışını kontrol eden B1, metabolizmayı hızlandırır. Kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gereklidir. Yaşlanmaya karşı korur. Tam tahılalr, kuru bakliyat, pirinç, patates, karaciğer, biftek, kuru üzüm, süt ve karnıbaharda bulunur. Aşırı çay, hahve, sigara, alkol tüketenlerde, şeker hastalarında ve kalp yetmezliklerinde B1 takviyesi gerekir.

B2 VİTAMİNİ: Büyümede, vücut direncinin arttırılmasında ve besinlerin enerjiye dönüştürülmesinde etkindir. Bazı kanserlerin gelişmesini ve kansızlığı önler. Et, süt, yoğurt, karaciğer, peynir, brokoli, ıspanak, tahıl ve bakliyatta bulunur. Aşırı egzersiz yapanlarda, tiroid bezi yetmezliği hastalarında, bağırsak hastalarında ve alkoliklerde takviyesi gerekebilir.

B5 VİTAMİNİ: Stres giderici bir vitamin olarak depresyon ve anksiyete tedavisinde faydalıdır. Eksikliğinde depresyon, kişilik değişimleri, uyku bozuklukları ve kas güçsüzlüğü oluşur, ayak ve bacaklarda yanma meydana gelir. Fındık, maya, böbrek, mantar ve balıkta bulunur.

B12 VİTAMİNİ: Et, tavuk, hindi ve balıkta bolca bulunan bu vitaminin eksikliği anemi, depresyon,
hafıza zayıflığı, halsizlik, kabızlık, bulantı, kilo kaybı, denge bozukluğu, kulakta çınlama, gaz ve hissizliğe sebep olur. Midede atrofi olması, midede helikobakter pilori bakterisinin bulunması, şeker hastalığı tedavisi için alınan ilaçlar ve vejetaryen beslenme B12 eksikliğine yol açabilir. Aşırı ve devamlı yorgunluğu olanlar demir, magnezyum veya B12 eksikliğinden şüphelenebilir. 65 yaş üzeri kişiler B6, folik asit ve D vitaminiyle beraber B12 de almalıdır.

B Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

B vitamini içeren besinler farklı besin gruplarında yer alabilmektedir

Tam tahıllar (kahverengi pirinç, arpa, darı)
Et (kırmızı et, kümes hayvanları, balık)
Yumurta ve süt ürünleri (süt, peynir)
Baklagiller (fasulye, mercimek)
Tohumlar ve fındık (ayçiçeği tohumu, badem)
Koyu, yapraklı sebzeler (brokoli, ıspanak)
Meyveler (narenciye, avokado, muz)

B Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Eksikliğin belirtileri, ne tür B vitamini eksikliği olduğuna bağlıdır. Yorgunluktan deri döküntülerine, anemiden bağışıklık sisteminin zayıflamasına kadar bu belirtiler değişkenlik gösterebilir

GEBELER İÇİN KRİTİK FOLİK ASİT

Folik asit kan yapımı, yeni hücre oluşması ve DNA yapımı için gereklidir. Bu nedenle özellikle gebelik ve çocukluk döneminde bu vitamine olan ihtiyaç artar. Folik asit damar sertliği riskini azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunamaya da engel olur. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, baklagillerde, çilek, kiraz, limon, muz ve portakalda, patates ve mısırda bulunur. Folik asit yetersizliği olan kadınlarda düşük ve sinir hasarlı bebek doğurma riski fazladır. Gebelikte kalsiyum, biotin ve demir desteği yanında hergün 400 folik asit de alınması gerekir.

KANSER SAVAŞÇISI C VİTAMİNİ

Vücudun mikroplara karşı direncini arttırır, kemik, eklem bağları ve damarların yapısında bulunan kolajen isimli maddenin yapımını arttırır. Antioksidandır. Sigara, stres, alkol, viral hastalıklar ve doğum kontrol hapları vücuttaki C vitamini düzeyini azaltır. C vitamini eksikliğinde diş etlerinde kanama, dişlerde sallanma, eklem ağrıları, şişliği, morarmalar, iyileşmeyen yaralar görülür. Yeşil biber, brokoli, portakal, böğürtlen, domates, muz ve çilekte yoğun olarak bulunur. Yüksek tansiyon, şeker, kanser ve damar sertliği olan hastalarda C vitamini takviyesi gerekir. Yapılan çeşitli deneylerde C vitamininin kanserden ölüm oranını düşürdüğü tespit edilmiştir.

ÖMRÜ UZATIYOR F VİTAMİNİ

Aslında vitamin olarak kabul edilmez. Doymamış yağ asitlerine verilen isimdir. Cildin su tutmasının ve gerginliğinin F vitaminiyle bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Hücrelerin iyi çalışması, kolesterolün düşürülmesi, salgı bezlerinin iyi çalışması ve kan basıncının düzenlenmesinde etkindir. Omega3 ve Omega6 olarak ikiye ayrılır. Saç kaybı ve egzama tedavisinde kullanılır. Üzüm çekirdeğinde, keten tohumu yağında, ceviz, badem, ayçiçek ve soya yağında bolca bulunur. Omega3’ün E vitaminiyle beraber kullnaılmasının ömrü uzattığına dair araştırmalar mevcuttur.

Diğer Besin Takviyeleri

Beta Glukan

Beta glukan, virüs, bakteri, mantar ve parazitik enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasını, bağışıklık sisteminin düzenlenmesini sağlar.
Beta glukan kullanımı, soğuk algınlığına yakalanma ihtimalini ve yakalanıldığı taktirde de semptomların şiddetini azaltabilmektedir. Ayrıca stres altındaki kadınlarda üst solunum yolu semptomlarında ve genel duygu durumunda iyileşme sağlar.
Normal kan kolesterol düzeyinin korunmasına katkıda bulunur.

Ginseng

Ginseng’in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür.
Ginseng’in, merkezi sinir sistemini uyarıcı, yorgunluk, stres karşıtı ve bağışıklık sistemini düzenleyici rolü vardır.

CoQ10 (Koenzim Q10)

Koenzim Q10, yağda eriyen ve vücutta doğal olarak bulunan, vitamin benzeri bir maddedir. Dana eti, tavuk eti, alabalık, brokoli, soya fasulyesi gibi tüm hayvansal ve bitkisel gıdalarda farklı oranlarda bulunur. Alınan gıdaların enerjiye dönüşümüne yardımcı olur.
Koenzim Q10, ayrıca hücre yaşlanmasına ve hastalıkların oluşmasına engel olan kuvvetli bir antioksidandır. Kas fonksiyonlarının düzenlenmesine, yorgunluk hissini ortadan kaldırılmasına, fiziksel performansın arttırılmasına yardımcı olur.

Zerdeçal

Zencefilgiller ailesinden büyük yapraklı, çok yıllık otsu bir bitki cinsidir.
Antioksidan, antiinflamatuvar, antikoagülan, antidiyabetik, antibakteriyel, antiviral, antikanserojenik ve antimutajenik özelliklerinden dolayı olumlu etkilere sahiptir.

Karabiber

Alınan günlük besinlerin kullanımında, sindiriminde ve emiliminde rol oynar.
Besinlerin emilimini önemli ölçüde artırmaktadır.

L-Karnitin

L-karnitin, yağ yıkımında önemli rolü olan bir bileşiktir. Dokuda yeterli oranda l-karnitin yoksa yağ asitlerinin yıkımı engellenebilir ve hücresel enerji metabolizması bozulabilir.
L-karnitinin %75’i dışarıdan gıda/takviye ile alınır.
Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklara karşı L-karnitin’in koruyucu etkisi olabildiği saptanmıştır.
Kas yorgunluğunu azaltır, kaslara gelen kan akımını arttırmaya yardımcı olur.

Ginkgo Biloba Ekstresi

Ginkgo biloba’nın öğrenme ve hafıza üzerindeki olumlu etkileri sebebi ile geniş kullanım alanı bulmaktadır.
Ginkgo biloba; antioksidan, antimikrobiyal, antiinflamatuvar ve vazodilatatör etki gösterir.
Astım, bronşit, depresyon, diyabetik nöropati gibi hastalıkların ve baş dönmesi, kısa dönem hafıza kaybı, duyma bozukluğu, kulak çınlaması, damar tıkanıklığı, dikkat eksikliği ve serebral fonksiyon bozuklukları ile ilişkili şikayetlerin tedavisine yardımcıdır.

Huperziya Ekstresi

Hafıza arttırmaya yardımcı olarak bilinmektedir.,

Blueberry (Yaban Mersini) Konsantresi

Antioksidan özellik gösterir. Antioksidanlar, yaşlanma belirtilerinin başlamasını geciktirebilir.
Blueberry (Yaban mersini, maviyemiş), sinir hücrelerine etki ederek sinir iletimini düzenlenmesine katkıda bulunur.

Gotu kola ekstresi

Gotu kola (Centella asiatica), hafıza bozukluklarına karşı yüzyıllardır kullanılan bitkilerden birisidir.
Antioksidan, antimikrobiyal, sitotoksik özellik gösterir.

Ispanak

Spinacia oleracea, kazık köklü sebze olarak yetiştirilen bir bitkidir.
Yaprakları nitrat, fosfat, oksalat tuzları, lesitin, şekerler, klorofil, yağ, saponin, demir tuzları, iyot ve vitaminleri barındırır.
Kan hücresi yapımına ve öğrenmeyi geliştirmeye katkıda bulunur.

ALA (Alfa Lipoik Asit)

ALA, hem yağda hem de suda çözünebilir ortamlarda güçlü bir antioksidandır. Hücre korunmasına yardımcı olur.

Ayçiçeği Lesitini

Ayçiçeği lesitini nörolojik ve bilişsel fonksiyonlara katkıda bulunur. Beyin ve sinir hücrelerini onarımı ve yapılması için gerekli olan fosfolipitleri sağlar.

Dimetilaminoetanol (DMAE) Bitartrat

DMAE, özellikle beyin hücrelerinin membranlarının yenilenmesine katkıda bulunur. Dikkat süresini arttırmaya yardımcı olur

Mineraller Nedir, Faydaları Nelerdir? Mineral İçeren Besinler, Yiyecekler, Meyveler Nelerdir?


Mineral, insan vücudunun sağlıklı olabilmesi ve sağlıklı kalabilmesi için ihtiyaç olan temel besin maddesidir. İnsan vücudunda %4 oranında bulunan mineraller, önemli görevler görürler. Görevleri arasında; vücut sıvılarını dengeleme, kemik ve kanın oluşumunu sağlama, sinir işlevini sağlıklı bir biçimde yürütme gibi önemli potansiyele sahiptir. Vücudun mineral ihtiyacını karşılayabilmek adına, çeşitli yiyecekleri, meyveleri düzenli olarak tüketmeliyiz.

Minerallerin Görevleri Nelerdir?

Mineraller, vücudun sağlıklı çalışabilmesi için her açıdan gereklidir. Mineral eksikliği yaşayan bireyler, çabuk hastalanıp, yorulabilirler. Peki vücudumuz için olmazsa olmaz olan minerallerin görevleri nelerdir?

- DNA ve RNA oluşumunu sağlar.

- Cinsel gelişimin sağlıklı bir biçimde tamamlanmasına yardım eder.

- Vücudun komple gelişmesi için devamlılık sağlar.

- Kan ve kemik gibi hayati yapıların oluşumunda etkin görev görür.

Minerallerin Özellikleri Nelerdir?

İnorganik bir yapıda olan mineraller, vücut tarafından üretilmez. Dolayısıyla gelişimin sağlanabilmesi adına, dışarıdan alınmalıdır. Meyve, sebze ve yiyeceklerde bulunur. Minerallerin özellikleri konusunda baktığımız zaman şunları söyleyebiliriz. Vücut içerisinde pek çok mineral çeşidi vardır. Her birinin ayrı ayrı görevi bulunur. İşte o mineraller ve kısaca özellikleri.

Sodyum: En önemli minerallerden birisidir. Besinlerin hücre duvarlarından geçişini sağlamaktadır.

Kalsiyum: Kemiklerde bolca bulunan bu mineral, vücudun baştan aşağı gelişimine katkı sağlar.

Krom: Basit şekerleri parçalama görevi üstlenir.

Bakır: Vücut dokusunun yeniden oluşumuna katkı verir.

Demir: Vücudun dinç olmasını ve büyümesini sağlar.

İyot: Enerji sağlanması için gereklidir.

Fosfor: Diş, kemik, kalp gibi kombinasyonların gelişimini sağlar.

Magnezyum: Kandaki şekeri enerjiye dönüştürür. Sinir yatıştırıcı bir mineraldir.

Potasyum: Su dengesini sağlayan mineraller arasındadır.

Çinko: DNA ve RNA oluşumundan diğer pek çok görevi çinko minerali üstlenir.

Selenyum: Erken yaşlanmayı önleyici etkiye sahiptir.

Kükürt: Oksijenin dengelenmesini sağlamaktadır.

Minerallerin Faydaları Nelerdir?

Mineraller, vücut içerisinde pek az bulunmakla birlikte hayat faydalara sahiptir. Peki nedir minerallerin faydaları Ne için gereklidirler?

- Mineraller, sinir sisteminin dengelenmesinden tutun, vücuttaki oksijen dengesine kadar pek çok şeyden sorumludurlar.

- Mineraller vücuttaki şeker oranını dengeler.

- Hayati organların düzenli çalışmasına yardımcı olurlar.

- Vücudun her açıdan gelişimini sağlayabilmesi için mineraller önemli faydalar sağlar.

- Mineraller vücutta eksik bulunduklarında, vücudun hastalıklara karşı direnç gösteremediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden mineraller vücudu çeşit çeşit hastalıklara karşı koruma görevini üstlenirler.

Mineral İçeren Yiyecekler

Mineraller aklınıza gelebilecek tüm faydalı yiyeceklerde bulunurlar. Ancak bazılarında daha çok bulunabilirler. Peki mineral içeren yiyecekler nelerdir?

- Süt ve tüm süt ürünleri mineral içerir.

- Hindi eti, kuzu eti, yumurtada bolca çinko minerali bulunur.

- Fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda mineral bulunur. Bu nedenle bunların tüketimine özen gösterilmelidir.

Mineral İçeren Meyveler

Mineraller sadece yiyeceklerde bulunmaz. Her türlü sebze ve meyvede farklı farklı mineral bulunur. Mineral içeren meyveler hangileridir, onları şu şekilde sıralayabiliriz.

- Kuru incir ve kuru üzümde bolca mineral bulunur.

- Elma, armut, avokado gibi meyvelerde çok çeşitli mineraller bulunur.

- Hurma, muz, kayısı, karpuz ve erik meyvelerinde farklı mineral çeşidi vardır.

Mineraller görüldüğü gibi hayati bir öneme sahip olan ve vücut tarafından üretilmeyen inorganik maddelerdir. Vücudun kendisi mineral üretimi sağlayamadığından, bunlar dışarıdan mutlaka alınmalıdır. Çünkü beyin gelişiminden, kemik gelişimine kadar her aşamada mineral maddesi gereklidir.

Mineral olmadığı zamanda kişide, unutkanlık, gelişim yetersizliği, nefes darlığı, sinir hastalıkları, baş ağrısı, böbrek yetmezliği gibi daha pek çok hastalık ve sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar ve hastalıkların büyük bölümü kişiyi tehdit edici yapıya sahiptirler.
[Resim: Meyvelerin%2BYararlar%25C4%25B1%2BNelerdir.png]

Meyvelerin Yararları Nelerdir?

ELMA: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

KABAK: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.

ARMUT: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.
DUT: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.

KİRAZ: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.
ERİK: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.

YENİ DÜNYA (MALTA ERİĞİ): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.

İNCİR: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.

ÜZÜM: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

HİNDİBA: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.

ANANAS: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.
HAVUÇ: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.

SALATALIK: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.

ŞALGAM: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.
SOYA: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.
KUŞBURNU: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.

BROKOLİ: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.

MARUL: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.

SOĞAN: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.

SARIMSAK: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.
KEREVİZ: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

KARPUZ: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.

KAVUN: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.
BRÜKSEL LAHANASI: C ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.

LAHANA: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

PAZI: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.
KARNABAHAR: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

YER ELMASI: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.
PIRASA: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

PATATES: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.
ENGİNAR: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.
TAZE FASULYE: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.
AVOKADO: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.
BAMYA: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.

BÖRÜLCE: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.

AYVA: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

BAKLA: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.

ISPANAK: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.
MISIR: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.

MUZ: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.
KAYISI: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.
VİŞNE: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.

ŞEFTALİ: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

AHUDUDU: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.
DOMATES: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.
PATLICAN: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.
TRABZON HURMASI: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.

PORTAKAL: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
NAR: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.
MANDALİNA: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.
GREYFURT: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

KİVİ: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.
ÇİLEK: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.
YEŞİL BİBER: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.
LİMON: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.
MAYDANOZ: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.
MANGO: A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karı koruyucudur.
PEPİNO: C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.
[Resim: A%2527dan%2BZ%2527ye%2BK%25C4%25B1saca%2...lerdir.png]

A'dan Z'ye Kısaca Hastalıklar Nelerdir? Nedenleri ve Tedavi Önerileri ve Yöntemleri Nelerdir?

A
Abse: İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.

Adale romatizması: Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.

Adenit: Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.

Ağız yaraları: Ağız yaraları, "basit" ve "derin" veya "sert kenarlı" yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.

Ağrılı aybaşı hali: Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Akrep sokması: Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.

Albüminüri: İdrarda, albümin bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise, aktutma denir. Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek hastalıklarında, idrarda albümin görülür. Mümkün olduğu kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir. Baharatlı yiyecekler, biber, turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.

Alerji: Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.

Altını ıslatmak: Tıp dilinde Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar; genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır. Hastalık, belli bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.

Anne sütünün azlığı: Anne sütünü artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.

Anus kaşıntısı: Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.

Apandisit: Körbağırsağın iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir. Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir. Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miğde bulantısı olur.

Arı sokması: Arı; bal ve balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal arılarına nazaran daha tehlikelidir. Arı sokmasında yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.

Arpacık: Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamayın, onu sıkmayın! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi bırakıp biraz daha mutlu olmaya bakın.

Astım : Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.

Astigmatlık: Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler. Tedavi için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.

Aşırı aybaşı kanaması: Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir.

Ateş: Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

Ayak ağrıları: Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.

Ayak burkulması: Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.

Ayak çıbanı: Ayak derisindeki ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı bir kabartı belirir. Ağrı vardır. Sonra iltihaplanır. Çıbanı sıkmamak gerekir.

Ayak şişmesi: Ayak şişmesi; uzun süre ayakta durma, dolaşım sisteminin yetersiz olması, gebelik, uzun süre hareketsiz kalma veya incinme, burkulma sonucu ortaya çıkar.

Ayak terlemesi: Ayakların normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır. Diğer taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya normal vücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine neden olabilir.

Aybaşı düzensizliği: Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.

Aybaşı kanaması azlığı: Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Aybaşı kanamasının gecikmesi: Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir.

Aybaşı kanamasının uzun sürmesi: Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Aybaşı kanaması yokluğu: Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir.


“Cemalullah - Allah'ı Görmek Hususu”

[Resim: kirmiziisik-2.gif]

(Kar©glanın 28 ŞUBAT 2021 Sesli Vaazı)

[Resim: kirmizi-isik.gif]

[Resim: Mp3-Dokumente.png]

Vaazı Dinlemek için Üstüne sol TIKLA, yada mp3 olarak indirmek için linke sağ tıkla ve farklı kaydeti seç

[Resim: Buraya_TIKLA.gif]

https://efsane1turk.net//vaazlar/2021-1/...21Q1B3.mp3

[Resim: Radyo-K.png]

RADYO-K
RADYO KAROGLAN

https://radyokaroglan.de

[Resim: kirmizi-isik.gif]



Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Original Kar © glan


[Resim: gul.gif]
[Resim: v280221-n5189161453333968890.jpg]

Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hocanın Tasavvuf Sohbetleri

BU HAFTANIN VAAZI

“Cemalullah - Allah'ı Görmek Hususu”

[Resim: Youtube-1.png][Resim: izle-1.gif] [Resim: izle-1.gif][Resim: izle-1.gif][Resim: Youtube-1.png]

[Resim: Buraya_TIKLA.gif]



Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hocanın Tasavvuf Sohbetleri

Tasavvufi Dini Sohbet Vaaz “Cemalullah - Allah'ı Görmek Hususu”


Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca'nın 28 ŞUBAT 2021 Vaazı

SERiAL NUMBER: V280220210433

[Resim: v280221-n7b03161453336151740.jpg]



Başağaçlı Raşit Tunca nın MAKALELERi

“Güneşin Batıdan Doğuşu ve Kutup Taklası" Makale II

28 ŞUBAT 2021

SERi NO : V280220211011
3D GIF Amerika Bayrağı Resimleri - 3D GIF United States of America Flag - P2

Siyah Ve Koyu Arka Plan İçin - For Black And Dark Background

[Resim: v240221-nb1c9161415982005890.gif]

[Resim: v240221-nb1c916141598202610.gif]

[Resim: v240221-nb1c9161415982035620.gif]

[Resim: v240221-nb1c9161415982041420.gif]

[Resim: v240221-n51eb161415982119710.gif]

[Resim: v240221-n51eb161415982140490.gif]

Beyaz Ve Açık Arkaplan İçin - For White And Light Background

[Resim: v240221-n1baa161415991085310.gif]

[Resim: v240221-n1baa161415991090650.gif]

[Resim: v240221-n109b16141599110580.gif]

[Resim: v240221-n109b161415991116020.gif]

[Resim: v240221-n109b161415991113340.gif]

[Resim: v240221-n109b161415991134990.gif]


Etiketler : 3D GIF Amerika Bayrağı Resimleri,3D GIF United States of America Flag,America Flag,USA Flag,Amerika Bayrağı
3D GIF Almanya Bayrağı Resimleri - 3D GIF Deutschland Flag - Germany Flag

Siyah Ve Koyu Arka Plan İçin - For Black And Dark Background

[Resim: v230221-n1981161412448767170.gif]

[Resim: v230221-n61ad161412448954820.gif]

[Resim: v230221-n61ad16141244897150.gif]

[Resim: v230221-nb3f4161412449048450.gif]

Beyaz Ve Açık Arkaplan İçin - For White And Light Background

[Resim: v230221-n7012161412457079690.gif]

[Resim: v230221-n7012161412457088940.gif]

[Resim: v230221-naa3c161412457164930.gif]

[Resim: v230221-na0f3161412457240.gif]


Etiketler : 3D GIF Almanya Bayrağı Resimleri,3D GIF Deutschland Flag,Germany Flag,Almanya Bayrağı,Germany Flag

EFSANE1 TÜRK BOARD

KAROGLANIN PAYLAŞIMLARI
This it's a sample image

Dini ve Kültürel Bilgiler
Tasavvuf Bilgileri
PSD Grafikler
PNG Resimler
JPG Resimler
GIF Resimler
Flatcast Tema
Radyo indexleri
Ne Ararsanız Burada

EFSANE1 TÜRK BOARD iÇERiK

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi